ABD Emperyalizminin Abidevi Yapısı: Sekseninci Yılında Empire State Binası


Avrupa’da gerçekleştiren ve batıdan çıkıp bütün dünyayı etkileyen Fransız devrimini tetikleyen öncü yapısı ve günümüzde dahi varlığını sürdüren güçlü erkiyle ABD’nin varlığı tartışılmaya değerdir. Sadece düşünsel ve siyasal olarak insanlık tarihinde ortaya koyduğu devrimsel yeniliklerle değil kuruluşundan bu güne o yapı içinde yeşeren aşırı bireysel ve korporatif üretim-tüketim davranışlarıyla sayılamayacak tarihi dönüşümlere zemin hazırlamıştır. ABD’nin kendine has kültürel dokusu, aşırı girişimcilik dinamikleri ve hızlandırılmış bireysel “soysuzluğu” nice kanaat önderlerinin tarih sahnesinde parlamasını sağlamıştır.

ABD’nin Avrupa’daki paylaşım savaşlarından uzak durması ise ABD’nin odağa konulduğu bir tarih yorumlamasında asla gözden uzak tutulamayacak bir noktadır. Avrupalıların yıllarca süren kanlı hesaplaşmalarından politik olarak uzak duran ABD’liler Avrupalıların artan savaş ekonomilerini besleyerek kendi altyapılarını güçlendirmeyi bilmişlerdir. Savaş dönemlerinde yükselen ekonomik harcamalarını yönlendirmeyi, bunalımlarla dalgalanan ekonomilerinde övündükleri kapitalist geleneklerini göz ardı etmeyi ve mazoşist boyutlarda ekonomik büyümeyi pompalamayı görev edinen ABD hükümetleri tarih içinde kalkınmayı güdülemiştir.


ABD’nin gelenekselleşen “büyük, daha büyük, daha da büyük” nitelemesinin mantıki bir devamı olarak her zaman metaların daha irilerine karşı bir özlem duymuşlardır. Evlerini, arabalarını, şehirlerini, kamu yada özel hizmet binalarını büyütmenin, daha da büyütmenin gereğine inanan insanların büyüğe olan aşırı düşkünlüklerinin psikolojik yada sosyolojik nedenleri elbette vardır. Ancak bu nedenler bu yazını konusu değil. Bu yazının konusu bu büyük alışkanlığının ilklerinden birisi olan ve açılmasının üzerinden neredeyse bir seksen yıl geçmesine rağmen hala nefes kesen bir yapının tarihi oluşturmaktadır.

New York, Hollandalıların hâkimiyetinden alınıp Anglosaksonlara geçince kentin kozmopolitik yapısı değişmeye başlar. ABD’nin vahşi göçmen politikasının da gelişmesiyle New York dünyanın dört bir yanından gelen göçmenlerin istilasına uğrar. Daracık bir bölgede dünyanın insanı sığışır, şehrin düzenli gelişmesi için plan üstüne plan yapan yöneticiler ne yaptılarsa yapsın yeterli olamamışlardır. Herkes bu küçük adacıkta var olmaya çalışmaktadır. İşte tamda o sırada varlığını gösteren ekonomik buhranın yıkıcı etkilerinden kurtulmak isteyen idareciler kamu harcamalarını artırmak kaygısıyla yeni yatırımlar aramaktadır.

ABD’nin ve New York’un önde gelen iş adamları, başkanlığını eski New York valisinin yaptığı bir konsorsiyumda bir araya getirilir. Dünyanın en büyük binası olması isten Empire State Binası New York’a yapılacaktır. Yapılacak bina sadece New Yorkluyu temsil etmeyecektir. ABD’nin ve onun başını çektiği yirminci yüzyılın modern girişimciliğinin ve ihtişamlı kapitalizmin anıtsal yapısı olacaktır. Binaya yüklenilen görevler çoktur. Sadece bir iş binası değil aynı zamanda turistik bir çekim merkezi olacaktır. Sadece iki yıl içinde bitirilecek bu devasa yapının inşaatı uzun yıllar konuşulacaktı. Nasıl on dokuzuncu yüzyılının son noktası Eiffel’in imzasıyla Paris’te atılmıştı. Yirminci yüzyıla da Amerikan kapitalizmi burada başlama vuruşunu yapacaktı.

Yapımına 1929 yılında başlanır binanın. İnşaatı Shreve, Lamb ve Harmon’un mimarı planlarına uygun olarak “Starret Brothers and Eken” müteahhitliğinde yapılır. Üç bin dört yüz çalışanın amansızca çalıştığı inşaatta resmi kayıtlara göre sadece beş kişi ölmüştür. Ancak dedikodular yüzleri bulan sayıda ölüyü işaret etmektedir. Amerikan yerlilerinden ve Avrupalı göçmenlerden oluşan işçilerin durumunu ise şöyle özetlemek gerekmektedir. Dünya üzerinde daha önce hiç gökdelen yapılmamıştı, bu yüzden böylesi yüksek bir binada nasıl çalışılacağına dair kimsenin bir bilgisi yoktu. En basit güvenlik önlemleri dahi bilinmiyordu


Uluslararası Çalışma Örgütü 1919’da kurulmuştu fakat ABD bu kuruluşa 1934’de kayıt olmuştu. Yani o gün için henüz daha tam olarak oluşmamış olan ILO standartları dahi Empire State’in inşaatında uygulanmamıştır. Çalışma saatleri kesin değildir. Yemek, tuvalet, dinlenme gibi en basit ihtiyaç dahi işçiler için öngörülmemişti. Öyle ki bu kadar yüksekte çalışan işçilerin düşmemesi için bağlanmaları dahi düşünülmemişti. Birçok işçi hayatlarında ilk kez bu kadar yükseğe çıkmaktaydı. Kimisinin başı dönüyor, dengesi kaybediyor ve daha çalışmayan başlamadan hayatını yitiriyordu. Koşulların zorluğuna rağmen ücretler düşük, sendikalılaşma zayıftı. Zaten yerli ve göçmen işçiler bu yüzden tercih ediliyordu.

Müteahhitlerin ve bina sahiplerinin bu gözü kara şehvetlerinin ardında ise dünyanın en büyük binası unvanına sahip olma azmi yatıyordu. Zira aynı dönemde New York’da yapılan iki bina daha bu yarıştaydı ve Empire State bu unvanına bir an önce sahip olmak istiyordu. Bina henüz yapım aşamasındayken dünya tarafından merakla izlenir olmuştu. İlk kez insanoğlu bu kadar yükseğe çıkıyordu. Jet uçakları ortaya çıkana kadar insanoğlunun dünya üzerinde bulunabileceği en yüksek insan yapısı şey bu binaydı. Birçok gazete ve dergi binanın yapım aşamaları ile ilgili haber dizileri hazırlıyor, dünyaca ünlü fotoğrafçılar bu hummalı çalışmayı ölümsüzleştirmek için inşaata geliyordu. Aralarında ise Lewis Wickes Hine’in fotoğrafları unutulmazlar arasına giriyordu.



Dönemin ABD Başkanı Herbert Hoover’in başkentteki ofisinden yaktığı binanın ışıklarıyla bina resmen 1 Mayıs 1931’de açılır ancak depresyon nedeniyle binadaki ofislerin birçoğu kiralanamamıştır. Ancak yine de ABD’ye, New York’a ve bina yatırımcılarına binanın dünyanın en uzunu olması dahi yetiyordu. Binanın yükseldiği otuz dördüncü caddenin toplu ulaşım noktalarından uzak olması, Büyük Bunalım nedeniyle zaten sallanan ABD ekonomisinin ilgisini tam olarak yakalayamaması ilk yıl binanın zarar etmesiyle sonuçlanır. Ancak binanın sahip olduğu unvan bu zararı gölgelemektedir.

Bina tam kırkı yıl boyunca dünyanın en büyük unvanını taşımayı sürdürecektir. 11 Eylül’de yıkılan Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kulelerinin ilki 1971’de yapılana kadar bütün dünyadan turistler bu eşsiz manzarayı görmeye ABD’ye akın edeceklerdir. Bina inşası sırasında verilen işçi ölümlerinden ayrıca kapitalizmin vahşi sorunlarıyla hep idolleşmiştir. İntiharlar, uçak saldırıları, keskin nişancılar, iflaslar ve daha nice entrika dolu hikaye Empire State’in koridorlarında sahnelenmiştir.

King Kong'un Empire State'e tırnanışı
Dünya üzerindeki o zaman kadar yapılan en büyük bina olmanın yanı sıra yüz katı geçen ilk binadır da aynı zamanda. Bina o kadar büyük yapılmıştı ki New York Eyaleti binaya has ayrıca bir posta kodu dahi vermişti. Açılışındaki ABD tarafından ışıklarının açılması neredeyse gelenekselleşmiş ve her yıl Empire State’in ışıklandırılması büyük haberlere ve dedikodulara neden olmuştur. Işıklandırma olayı kimi zaman filmlere konu olmuştu. Söz gelimi 1993 yapımı Sleepless in Seattle filminde binanın kullanımı akıllara kazınmıştır. 1933 yapımı King Kong'da binaya tırmanış sahnesi ona keza. Binanın büyüklüğü nedeniyle bina aynı zamanda radyo ve tv yayınları için verici anten olarak da kullanılmıştır. Bina’nın ilginç bir kullanım şekli de 1978’ten bu yana binada her yıl düzenlenen tırmanma yarışlarıdır. Bina yöneticileri binaya olan ilginin artması için ışıklandırma ve yarışlar gibi aktiviteler düzenlemektedir.

Son olarak ABD kapitalizmin en gözde eserlerinden birisi olan Empire State Binasının ismindeki gizemi de belirtmeden geçemeyeceğim. New York’un çeşitli takma adlarından birisi olan Empire State’nin neden ve nasıl New York’a yakıştırıldığı tam olarak bilinmemektedir. En çok George Washington’a ithaf edilen öyküye göre ise New York’un Amerikan hükümranlığının ülkesi olacağı sözüdür ancak bunu doğrulayan bir kanıtta bulunamamıştır. ABD ile en çok özdeşleşen binalardan birisi olan Empire State Binası ABD kadar onun kapitalist üretim ahlakı, şişirilmiş girişimcilik anlayışı ve modern kültürel mirasıyla da özdeşleşmektedir. Binanın ismindeki Empire sözcüğü, ironik olarak da, ABD’nin modern dünyamızdaki emperyalist politikalarını akıllara getirmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar:
  1. http://www.pbs.org/wgbh/buildingbig/wonder/structure/empire_state.html
  2. http://www.esbnyc.com/explore/historical-timeline
  3. https://en.wikipedia.org/wiki/Empire_State_Building
  4. http://www.nytimes.com/2013/05/05/business/empire-state-building-has-a-tangled-history.html

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder