Hititlerin Askeri Ritüelleri Üzerine


İsa’dan önce üçüncü binyıldan başlayarak İsa’dan sonra yedinci yüzyıl arasındaki zaman aralığında Mezopotamya ve Yakın Doğu coğrafyasının kültürel devamlılığını, gelişimini ve yayılımını araştırmak amacıyla yola çıkan Melammu Projesi kapsamında bu yıl onuncusu 26 – 28 Eylül 2016 tarihleri arasında Almanya’nın Kassel şehrinde düzenlenecek Melammu Symposia etkinliğinde yazarımız Araş. Gör. Sevgül Çilingir de yer alacaktır. Ege Üniversitesi Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu’nda görevli Çilingir, gitmeden önce gunceltarih.org’a hazırladığı çalışma ile ilgili bilgi verdi. “Societies at War” üst başlığını taşıyan sempozyumda Çilingir’in sunacağı poster çalışması "Segmenting The Military Rituals’ Of Hittites" başlığını taşıyor.

Araştırma, Hititlerin askeri ritüellerinin tanımlanmasını ve dinsel bağlantısının tarihsel olarak temellendirilmesini amaçlıyor. Hititler, MÖ 1750 ile 1175 yılları arasında Mısır, Asur ve Babil saldırılarının etkisindeki Anadolu gibi zorlu bir coğrafyada imparatorluk kurmuş ve 600 yıl boyunca hâkimiyetlerini sürdürmüşlerdir. Döneminin en güçlü devletlerinden biri olarak Hitit krallarının güçlü bir orduya sahip olmanın avantajlarının farkında olduğunu günümüze ulaşmış ve çok sayıda savaş ve antlaşma metni içeren tablet parçalarından anlayabiliriz. Hitit kralı Sümerce’de UR.SAG “kahraman” sıfatıyla ordunun baş komutanıdır. Kralın yokluğunda orduya veliaht prens başkanlık etmektedir. Hitit ordusu temelde dört farklı asker grubundan oluşmaktadır. Bunlar; piyadeler, at arabalı askerler, şövalyeler ve denizcilerdir.


Herhangi bir savaş ya da kuşatma durumunda, Hitit kralı tanrıların görüşlerini öğrenmek için kâhine danışır ve savaşın sonucunu öğrenmeye çalışırdı. Hitit ordusunun Hatti ülkesi tanrıları tarafından desteklenmediği durumlarda, kral savaşı iptal edebilir ya da yarıda keserek, kimi ritüeller düzenleyebilirdi. Bu dini uygulamalarda tanrılara kurban sunarak sonucu ya da kötü giden durumu değiştirmeye çalışırdı. Günümüzde Çorum’da bulunan Hitit başkenti Ḫattuša’dan çıkarılan tabletler incelendiğinde ritüellerin, dini bayramlar ve mitoslar ile birlikte Hitit toplumunun temel yapısını oluşturduğunu söylemek mümkündür.


Din Hitit toplumunun temel bileşenlerini derinden etkilemiştir. Özellikle, ritüel metinleri toplumun belirli durumlara nasıl tepki verdiğini de içeren geniş bir bilgi kaynağı olarak görülmektedir. Askeri hayatta var olan askeri ritüellerin metinler aracılığıyla anlaşılması Hitit dini yaşamının derinlemesine incelenmesine fayda sağlayacaktır.


Günümüze kadar yapılmış olan çalışmalar, Hitit askeri ritüellerini ya konuları bağlamında ya da çizi yazılı metnin dilbilimsel karakteri içinde ele almıştır.  Çilingir ise çalışmasında diğerlerinden farklı olarak malzeme temelli bir araştırma önermektedir. Böylelikle günlük yaşamda kullanılan malzemelere dini bir uygulama içerisinde başvurulduğunda kazandıkları metaforik anlamlar ve temsil ettikleri soyut durumlar detaylı bir şekilde incelenebilecektir.

Kısa bir özetini verdiğimiz araştırmanın poster sunumunu izlemek isteyenleri Almanya’nın Kassel kentindeki Gießhaus der Universität Kassel’e davet ediyoruz. Gidemeyecekler olanlara ise sempozyumdan sonra çalışmanın daha geniş bir özetinin gunceltarih.org’ta yayınlanacağını söyleyebiliriz. 

Proje ile ilgili geniş bilgi için buraya tıklayınız. 

Sepmozyumun düzenleneceği Kassel Üniversitesi'nin paylaştığı bilgiler için buraya tıklayınız. 

Yazarımız Ege Üniversitesi Çeşme Turizm ve Otelcilik Yüksekokulu Araş. Gör. Sevgül Çilingir'in çalışmalarını takip etmek için buraya tıklayınız. 












.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder