Tiananmen'deki Çelimsiz Direnişçinin İnsanlığa Katkılarına Dair


Dünya tarihindeki en akılda kalıcı ve provakatif görüntülerinden bir tanesi  Tiananmen’de tankların önündeki beyaz tişörtlü adamın görüntüleridir. 5 Haziran 1989’da beyaz tişörtlü ve elinde poşetler olan çelimsiz bir adamın Tiananmen Meydanından geçiş yapmakta olan tankların önünde gösteren resimler ajanslara düşer. Öyle ki bu görüntüyü görmeyen bilmeyen kimse kalmamış, herkes bir şekilde bu görüntünün doğurduğu gelişmelerden etkilenmiştir. Elindeki poşetlerle sanki az önce pazardan gelmiş gibi duran bu çelimsiz Çinlinin onurlu direnişi dünya tarihini değiştirmiş, insanlığın o sağa sola sallanan poşetlerin gölgesinde özgürlüğün ve direnişin ilhamını bulacağı ise kimsenin aklına gelmemişti.

Resmin bütününü görmek...
Bir sonraki gün The Newyork Times yazarı James Barron ise olayın başlangıcını şöyle anlatır: “her şey beyaz tişörtlü bir adamın bir Newyorklunun taksi çağırırken kaldırdığından daha yüksek olmayan bir yüksekliğe elini kaldırmasıyla başladı” Dünya çapında birçok gazete olayı manşetlerinden duyurur. Çin Tarihine 4 Haziran Olayları olarak geçecek olaylar böylece başlamıştır.

Her ne kadar bu kişinin kimliği ve kaderi hakkında bilgilerimiz kesin olmasa da başlattığı olaylar ve ortaya koyduğu tarihi kareler dünyayı sarsmayı başarmıştı. Rejim öyle bir sarsılmıştı ki bugün bile Çin’in vatandaşlarına sağladığı kısıtlı internette “Tiananmen” kelimesi yasaklıdır. Olayın tam olarak ortaya çıkarılamamışın ana nedeni olarak da Çin’in konu üzerine uyguladığı ağır karartma olduğu da unutulmamalıdır. Tiananmen veya Çin’in resmi tarihi için “4 Haziran Olayları” Çinliler için hala bir tabu sayılmaktadır.

Öte yandan olaya şahit olan batılılar için ise durum tam bir komünist karşıtı propaganda aracı olarak manipülasyona açıktır. Olayı görüntüleyen dört kameraman ve foto muhabiri bireysel tanıklıklarını 2009 yılında yapılan bir e-röportaj ile The Newyork Times’a açıklamışlardır. Newsweek fotomuhabiri Charlie Cole, Time fotoğrafçısı Stuart Franklin, Associated Press fotomuhabiri Jeff Widener ve Reuters muhabiri Arthur Tsang Hin Wah olayı kaydedip dünyaya yayılmasını sağlayan dört gazetecidir.


Olayların başlangıcında ise öğrencilerin demokratik reform talepleri vardı. 1978’te Çin Komünist Partisinin kararıyla başlatılan ekonomik ve politik reformların sekteye uğraması ve öğrencilerin siyasi liberalizasyon taleplerinin askıda kalması nedeniyle Mart ayı başlarından itibaren devam eden eylemler son olarak Tiananmen meydanının işgalini getirir. Yedi hafta boyunca meydanı işgal eden öğrencileri dağıtmak için Çin ordusuna emir verilir. Ordu birliklerinin ise olayı ele alış şekil kanlı ve acımasız olmuştur.

Bir öğrenci olayı olarak başlayan gelişmeler binlerce kişinin katılımıyla büyük çaplı bir demokratik eylem olarak sonuçlanmıştır. Dünyanın gözü bir anda Pekin’de yaşanan olaylara odaklanmıştır. Eylemcilerin talepleri ve bu talepler karşısında Çin rejiminin başvurduğu sert önlemler televizyon ekranlarından dünya kamuoyuna ulaştırılmıştır. Tankların önünde duran o beyaz tişörtlü adam ise eylemlerin bu noktaya varabileceğini kestirip kestiremediği ise tam bir bilinmeyendir.

Dünya üzerindeki insan eliyle yaratılmış en büyük mekân olan Tiananmen Meydanı adı bilinmeyen bu azimli eylemcinin yüksek cesareti altında neredeyse kaybolup gitmiştir. 3 Haziran günü Çin ordusunun gerçekleştirdiği acımasız operasyon bir sonraki günün sabahına kadar sürmüş, yüzlerce silahsız gösterici öldürülmüştür. 4 Haziran sabahı ise büyük bir başarı elde eden Çin ordusu meydanda son bir manevra yapacak ve bütün dünyaya gücünü gösterecektir.


Sadece bir buçuk dakika sürecek kısacak bir eylemle bütün Çin ordusu neredeyse dize gelecek ve insanlığın özgürlük talebi karşısında en büyük tankların dahi duramayacağını tarihe işleyecekti. Adı bilinmeyen bu eylemci kendisini meydandaki tankların önüne attığında olayı izleyen neredeyse herkes az sonra bu kişinin öleceğini tahmin ediyordu. Ancak tanklar yaklaştıkça kişinin umarsızlığı ve özgürlüğe olan imanı öylesine kabarmıştı ki tankların bu iman karşısında yapabileceği çok fazla bir şey yoktu.

Beyaz tişörtlü bu adama karşı yapacak bir şey bulamayan tank şoförü adamın etrafından dolaşmayı deneyecek ancak adamın ısrarı karşısında bu denemesini de gerçekleştiremeyecektir. Neredeyse olay dar bir köprüde karşı karşıya gelen iki inatçı keçinin hikâyesine benzeşecektir. Ancak bir tarafta yenilmez olduğuna inanılan bir ideolojinin doldurulmuş bir bekçisi diğer tarafta ise basit bir özgürlük talebine kutsal bir muhteva yükleyen eylemci yer almaktadır.

 Eylemci, tank şoförünün kendisini geçmeye çalışması karşısında işi inada bindirip yol vermeyeceğini göstermiş ve çelimsiz bedenini devasa tankın önünde bir o yana bir buyana sürüklemiştir. Tank şoförü, bütün askeri bilimleri ve çatışma teorilerini hiçe sayan bu hareket karşısında adeta dona kalmıştır. Olaya tanık olanlar her an eylemcinin öldürülmesini beklerken, beklenmeyen bir şey gerçekleşmiş ve eylemci elindeki torbaları ve beyaz tişörtüyle tankın üzerine tırmanmıştır.

Kimse o çelimsiz Çinlinin Tank’ın içindekilere ne söylediğini bilmiyor, kimse o tankın önünde ve üzerinden nasıl bir özgürlük imanıyla ayakta durabildiğini bilmiyor ama işte yüzlerce gözün önünde o kimliği belirsiz eylemci dünya tarihine geçiyordu. Tankın içinde kaskı ve kamuflajıyla tam teşekküllü bir asker sinirli bir biçimde çıkıyor ve çaresizce eylemciyi tankın üzerinden indirmeye çalışıyor.


Ancak bir kere o tankın önüne geçilmişti, bir kere o tankın üzerine çıkılmıştı ya artık özgürlük talebi en duymayan kulaklara ulaştırılmış, en görmeyen gözlere gösterilmişti artık. Tankın üzerinden inan kimliği belirsiz eylemci umarsız bir inat ile tankın önünde dikilmeye ve özgürlüğün gerçek heykeli vücuda getirmeye devam ediyordu. Neden sonra arkasından yaklaşan bir bisikletli iki yaya gösterici ve beyaz bir bayrak sallayan Çinliyle o tarihi insan tankın önünden çekilmeye çalışıyorlar.

Görüntüler de tam bu noktada bitiyor zaten, elinde poşetleriyle sanki az önce pazardan gelen bir görünüm sergileyen, beyaz tişörtlü umarsız genç Çinli dünya tarihine geçmiş, özgürlüğün ve insanlığın büyük bir destanına sadece bir buçuk dakika içinde imza atmıştı. Aslında bu yürekli adamın niyeti Çin’i değiştirmekti ancak yaptıkları öyle bir etki yarattı ki doğu bloku çatırdadı, Sovyetler dağıldı ve soğuk savaş sona erdi.

4 Haziran 1989 günü Tiananmen meydanındaki o inatçı Çinli sayesinde doğu Avrupa halkları kendi dikta rejimlerine karşı bir araya gelmiş, değişim taleplerini daha yüksek perdeden dillendirir olmuşlardır. Belki o küçük adamın gücü Çin iktidarını değiştirmeye yetmemişti ama koskoca doğu blokunun yerle bir olmasına, Sovyetlerin yıkılmasına ve dünya halkları üzerindeki baskıcı rejimlerin sırayla tarihe karışmasına katkı sağlamıştır.

Bütün dünya televizyonlarının ve gazetelerinin yayınladığı o görüntüler bir adamı meşhur etmedi, fotoğraftaki kimse zengin yada popüler de değildi ama o tek bir kare dünya tarihinin değişmesine, halkların kendi kaderleri üzerinde yeniden söz söyleyebilmesine ve baskıcı rejimlerin defnedilmesine yardımcı olmuştur. Bugün dünya yirmi sene öncesine göre daha özgür ve demokratik ise bunda Tiananmen’deki o çelimsiz direnişçinin muazzam bir katkısı olmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme