Oslobodenje: Bir Onurlu Kurtuluş Mücadelesi


Bütün dünyanın ilgisini Bosna Savaşı sırasında bir gün dahi yayını durdurmayarak çeken Oslobodenje gazetesi 50 yılı aşkın bir süredir yayın hayatına devam ediyor. Savaş sırasında yayın merkezi bombalanmasına ve basılacak kağıt bulunamadığında karton mukavvaya basılan ama yine de yayınına devam eden gazete gazeteciliğin tarihine geçmiştir. Sayısız ödül sahibi gazete bugün hala yayın hayatına devam etmedir.

Oslobodenje yani "Kurtuluş" 30 Ağustos 1943'ta bir ideal olarak hayata geçirilen Yugoslavya lideri Tito'nun hamiliğinde kurulur. Bir kitabevi ve matbaa olarak ticari hayatına başlayan bir ailenin mirası olan gazete 1950'li yıllarda komünist rejimin basın üzerindeki baskıları kaldırmasıyla bağımsız bir siyasi çizgiye sahip olmuştur. Nazi iktidarının akıl almaz boyutlara ulaştığı bir dönemde ırkçılık karşıtı yayınlar yapar. 1980'de Tito'nun ölümüyle gazete komünist parti yetkililerinden daha öncü bir konum alarak yükselen milliyetçilik tehlikesinin farkına varmıştır. Yugoslavya'nın sınıf tabanlı birlikteliğinin Sovyetlerle entegre bir biçimde çatırdamasıyla birlikteliği oluşturan etnik grupların milliyetçilik ile tanışmaları ve gerilimlere açık bir noktaya gelmeleri muhtemel bir çatışmanın habercisi gibidir. Gazetenin bu noktada öngörülü bir davranış göstererek yükselen milliyetçiliğe cephe alması haklılığının yıllar sonra ortaya çıkarmıştır.

Yugoslavya'nın bir parçası olarak yayın hayatına başlayan gazete bir anda kendisini Bosna-Hersek içinde buluvermiştir. Yükselen Sırp Milliyetçiliğine karşı Boşnak hükumetinin yanında yer alan yayın politikası güden gazete patlayacak olan savaşta Sırp tepkisini göze almıştır. Sonuçta da böyle olmuştur. Sırp güçleri parçalanan Yugoslavya'nın tekrar bir araya getirilmesi amacıyla yayılmacılık göstermiş ve Boşnak kentlerine ilerlemiştir. Patlayan savaşın ağır yükü bugünlere kadar devam etmektedir. Savaşın ilk başladığı günden bu yanan "Kurtuluş" Sırp aleyhtarı bir çizgi takınmıştır.Bu muhalif tavırlarına cevap ise çok ağır olmuştur.

Saraybosna'daki Oslobodenje gazete binası Sırp askeri birliklerinin ve keskin nişancılarının ana hedeflerinden bir tanesi olmuştur. İşgal süresince yayınlarını aralıksız sürdüren gazete kelimenin tam anlamıyla silahların gölgesinde bir yayın sürdürmüştür. Batılı devletlerin, Birleşmiş Milletler'in ve İslam dünyasının sessiz kaldığı bir soykırıma maruz kalan sessiz yığınların sesi olan Oslobodenje basın tarihine geçecek bir direniş göstermiş ve yıkılan binasına, öldürülen çalışanlarına ve neredeyse gazetesini alacak kimse kalmayana dek yayınını devam ettirmiştir.

1992 yılının Nisan ayında bütün dünya Boşnakların ve Oslobodenje'nin gösterdiği direnişe daha fazla sessiz kalamamıştır. İngiltere'de BBC ve Granada Televizyon "Kurtuluş"u yılın en iyi gazetesi seçer, aynı yıl gazetenin bütün Avrupa'da dağıtılmasına başlanılır. Neredeyse kendi ülkesinde satın alacak kimse kalmamıştır, ancak gazetenin duyurduğu haberler ortalığı kasıp kavurmaktadır. Kurtuluş'un haftalık bir dergi yapmaya ve günlük Frankfurt baskısıyla okuyucunun karşısına çıkmaya başladığı 1993 yılında ise onlarca ödül almaya devam eder. Çok kültürlülük ve özgürlükçü bir siyasi çizgideki gazete hiç bir etnik grubun üstünlüğüne dayanmayan bir devlet idealini savunur. Gazete komünizmin yıkılmasından sonra dahi onurlu mirasına sahip çıkmaktadır.


Doksanlı yılların neredeyse yarısını savaş ile diğer yarısını ise savaştan arta kalan yaralarını sarmak ile geçiren eski Yugoslav ardılı ülkeler birbirlerini kırmaya devam ederken Avrupa'nın gözlerin önünde süre giden bu vahşete bütün dünyanın takındığı sessiz tavrını Oslobodenje'nin ısrarlı ve tutarlı yayınları değiştirebilmiştir. Daha sonra ABD'ye iltica edecek olan Oslobodenje'nin 1988 ile 1994 arasında yayın yönetmenliğini yapan Kemal Kurspahic "Makineli Tüfekler, Havan ve Keskin Nişancılar ve Tanklar tarafından sık sık hedef alınan gazete binamızda her sabah ateş ve küllerinden yeniden doğan bir kente haber sunacak gazetecilerimiz her zaman vardı " diye açıklıyor yaşadıklarını. 

Savaş yıllarının yorgun gazetecisi Kurspahic "Her ne kadar NATO'nun Sırbistan tümüyle desteklemiş olsam da  Sırp Devlet Televizyonu bombalandığında çok kötü hissettim." diyor. Çünkü daha önce savaş sırasında Eski Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Milosevic'in "toleranslı her düşüncenin sesinin kısılması amacıyla medyanın kullanılması" düşüncesine hizmet ettiklerini bilmiş olsa da "ömrünü gazeteciliğe adamış biri olarak bombalama esnasında o bina da olan meslektaşlarımın acısını paylaşıyorum" diyecek kadar hümanist bir gazeteci. Kurspahic zaten daha sonra yayınlayacağı "Saraybosna var oldukça" isimli kitabını da bu akıl almaz şartlar altında Oslobodenje'de de yayını devam ettiren gazetecilere adamıştır.

Bugün Bosna-Hersek'de yayın yapmaya devam eden "Kurtuluş" gazetesi ülkenin en çok satan ikinci gazetesi olmayı sürdürüyor. Bir çok uluslararası örgüt tarafından bir çok kereler gazetecilik, ırkçılık karşıtlığı, özgürlük ve çok-kültürlülük alanlarından ödül alan gazete onurlu bir geçmişin günümüzdeki temsilciliğini sürdürmektedir. Savaş sonrası yıllarda bir çok uluslararası entrikanın oyun sahasına dönen ülkenin kendi öz benliğinden çıkan bu özgürlükçü ve barışçıl sesin hiç kısılmaması dileğiyle daha nice onurlu gazetecilik faaliyetinde bulunmasını temenni ederim.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder